Sağlık Sistemimizde Denetimin Mevcut Durumu
İstanbulda kaç tane muayenehane olduğunu bilen var mı? Ya Türkiyede ne kadar olduğunu biliyor musunuz? Ben bilmiyorum. Bu ve benzeri rakamları bilen tek bir kişinin bile olmadığını iddia ediyorum. Hastanelerden sağlık ocaklarına,eczanelerden laboratuarlara,enjektör yapanlardan bilgisayarlı tomografi tamir edenlere kadar , sağlıkla ilgili her alanda çalışan kişi ve kuruluşların sayısını,adresini doğru olarak bilen de yoktur. Bunların peryodik denetimini,açılış sırasındaki denetimini de tam olarak yapamayacağımız böylece apaçık görülmektedir. Türkiyede sağlık ile ilgili güvenilir ve anlaşılır bir envanter,inanılır ve güvenilir istatistikler yoktur. Özellikle de Sağlık Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı görevlileri çok iyi bilirler ki , ellerindeki istatistiklerin,verilerin önemli bir kısmı yaklaşık rakamlardır,tahmini rakamlardır. Elbette hemen her istatistik ya da verinin bir miktar sapması , hata payı , artı-eksisi olur. Ama sağlık verileri için biraz daha farklı artı-eksiler geçerlidir ; sağlık sektöründeki veriler , hemen tüm diğer sektörlerin verilerinden daha sağlıksız ve yetersizdir. Ulusal veri bankası yoktur. Verileri toplayacak ve değerlendirecek yetişmiş yeterli eleman yoktur , gelişmiş arşiv teknolojisi,bununla ilgili kurallar ve standartlar yoktur. 9 yıl önce Haseki Devlet Hastanesinde ameliyat olmuş birinin dosya özetini İzmirde bulunan bir doktorun öğrenebilmesi , hatta İstanbula gelen hastanın kendisinin bile öğrenebilmesi neredeyse olanaksızdır. Zaten İzmirdeki bir hastane ile , İstanbuldaki benzer olması gereken bir başka hastanenin aralarındaki benzerlik de neredeyse yoktur. Hangisinin nesini neye dayanarak denetleyeceksiniz ki? Çalışma kurallarının net ve ayrıntılı olarak belirtilmediği bir alanda , hele bir de standartlar yoksa , denetimin ne için,neyi denetlemek için,ne kadar arayla,ne zaman,kim tarafından yapılacağı belirlenmemişse, denetim sonuçlarına göre alınacak tavır netleşmemişse,suça uygun ceza sistemi adil olarak oluşturulmamışsa,denetleyenleri eğitecekler ve denetleyecekler belirlenmemişse , veriler de yapılan iyi niyetli denetimler de hep boşa gider. Yıl veya dönem sonu geldiğinde bir çok kamu kuruluşu,hesaplar-rakamlar-veriler birbirini tutsun diye masa başında,kağıt üstünde bir çok cambazlık yapmak zorunda kalır. Oysa , düzgün yapılanmış bir hipermarkette , 50 tane kasa olsa bile,günün her hangi bir saatinde merkez kasadaki denetçi o ana kadar yapılan satışları,iadeleri,cinsiyle,miktarıyla görebilir. Çünkü günümüz nimetlerinden olan ileri teknoloji ürünü iletişim ve bilgisayar dünyası buna olanak veriyor. Kurulacak olan ulusal sağlık bilgisayar ağı sistemi de sağlık verilerinin düzgün akışına ve doğru veri toplanmasına yardımcı olacaktır. Mevcut denetim kargaşasını gidermenin yolları vardır. Öncelikle bazı temel konularda kararlar almak gerekir. Sadece Ankaradan bütün Türkiyeyi idare etmek ve denetlemek mümkün değildir. Ankaraya el,kol, göz lazım. Ankaranın eli,kolu,gözü sağlık müdürlükleri ve sağlık gurup başkanlıklarıdır. Ancak ne yazık ki, bu kurumların denetimdeki görevi çoğunlukla karar verici olarak değil de ara kademe olmak,aracı olmak şeklindedir. Belli bazı konularda,bulunulan yerin coğrafi,ekonomik vb. özelliklerine göre denetleyenlerin karar verebilme, olayları neticelendirebilme yetkisi de olmalıdır. Denetleyenlerin de denetlenenlerin de günümüz koşullarına göre uyması gereken koşullar,yapması gereken işler yeniden düzenlenmelidir. Çünkü , tamamına yakını çok eski olan sağlık mevzuatımıza göre her hangi bir sağlık kuruluşunu (eczaneler, laboratuarlar,ilaç üretim yerleri vb. dahil ) , layıkıyla açabilmek ya da denetleyebilmek neredeyse olanaksızdır. Denetim işine girişmezden önce ,sağlık sektöründeki tüm işletme türleri ile ilgili zorunlu standartlar oluşturulmalıdır ; henüz bu standartlar bile belirlenmemiştir. Denetimle görevli olanların mutlaka özel ilave bir eğitimden geçmesi , denetçi sayısının yeterli olması , ulaşım da dahil olmak üzere bu kişilere sunulan olanakların düzenlenmesi , yetki ve görevlerin netleşmesi gerekir. Özel veya kamu sağlık kuruluşu ayrımı kaldırılmalıdır , birinden istenen şartları diğerinde aramamak tuhaf bir şeydir. Örneğin , anestezi uzmanı olmadan ameliyat yapılmasına izin verilmiyorsa niçin bazı devlet hastanelerinde buna izin veriliyor? Ambulansı olmayan özel hastane veya dispansere ceza veriliyorsa neden kamu sağlık kuruluşlarına bu durumda ceza verilmiyor? Niçin özel hastanelerde yangın çıkışı ve çift asansör gerekiyor da kamu hastanelerine bunlar zorunlu olmuyor? Kamu hastanelerinde ayrı bir acil poliklinik bölümü bulunma zorunluluğu yoktur (Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği,Madde 14) , neden? Bu ve benzeri soru ve sorunlar çoktur. Bir hizmet veriliyorsa bunun , şu veya bu kişi ya da kuruluş demeden standart kurallara bağlı olması gerekir. Ancak bundan sonra sağlıklı bir denetim yapılabilir. Yoksa elma ile armutu kıyaslayarak bir yere varamayız. Sonuç olarak sağlıklı bir denetim yapılabilmesi için öncelikle , kuralları ve standartları belirlenmiş çalışma ortamı ve sağlık kuruluşları oluşturulmalı , buna uymayanların açılmasını engellemeli , denetimde ve standartlara uyma konusunda özel-kamu ayrımı ortadan kaldırılmalıdır. Bunun için de gerekli olan mevzuat değişiklik ve güncelleştirmeleri de acilen yapılmalıdır.
Geri dön/Sayfa başına git/
Ana Sayfa
/e-posta