Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web


Sağlık Sistemimiz
Başlarken

Tıp ve İnsan

Sağlık Sistemimiz

Sağlığımızı Korumak İçin

Çeşitli Hastalıklar

Önemli Günler

Katalog

Resimler

Konuk Defteri

İletişim Bilgileri

Linkler

Saat,Hava-Yol Durumu

Haber-Bilgi-Bilgisayar-Eğlence

Ana Sayfa

Sağlık Sistemimizle İlgili Düşüncelerim

Türkiye'de Sağlık Hizmetlerinin Ulaşılabilirliği
Emekli Sandığı’na ait lüks bir otel vardır,Tarabya’da. Bu durumun yapısal,idari ayrıntılarını şimdilik geçelim,konumuzla ilgili olarak diyelim ki , bu oteli emekli sandığı mensuplarının , memur,emekli vs.’nin kullanmayacağını hepimiz biliriz ya da tahmin ederiz. Olayın sosyolojik incelemesini ve halkı dolduruşa getirici yaklaşımları da bir yana bırakalım. Sonuç olarak böyle bir otelin varolması ile onun kullanılabilmesi farklı şeylerdir diyelim. “...Orda bir köy var uzakta,gitmesek de,görmesek de o köy bizim köyümüzdür...” desek de gerçek böyle değil. Gitmediğimiz,yürüyemediğimiz,çiçeğini koklayıp suyunu içemediğimiz,yani ulaşamadığımız köy bizim değildir. Sağlık hizmetleri de böyledir. Çok gelişmiş teknoloji ile donatılmış,5 yıldızlı otelcilik hizmeti veren,aradığın her şeyi bulduğun kamu veya özel sağlık kuruluşlarının varlığı halkın genelini ilgilendirmiyor,çünkü bu hizmetler bugün için ulaşılabilir değil. Osmanlı, askerlerinin ve komutanlarının önemli bir kısmını Türk boyuna mensup olmayanlardan seçmiştir. Bunun bir sürü stratejik gerekçesi ileri sürülebilir,doğru veya değil. Fakat bu yaklaşımın bazı önemli sonuçları olmuştur. Ekilebilir ya da kullanılabilir arazilerin önemli bir kısmının kullanım hakkı,devletin zirvedeki yönetimi tarafından,bazı ekonomik,dinsel ya da siyasi azınlıklara ve tamamına yakını devşirme olan,yani Türk milletinden olmayan sipahi,yeniçeri vb. gruplara verildi. Böylece,bir devleti asıl oluşturan millet, o devletin imkanlarından yararlandırılmadı,hep ikinci plana itildi,hep fakirleştirildi,hor görüldü. Bugün memleketimizde olan durum da o zamankinden çok farklı değildir diye düşünüyorum. Neyse ki Cumhuriyetle birlikte bunların bir çoğu aşılmaya başlandı. Şimdi sırada eğitim,sağlık,ekonomi ve siyasal iradenin de millileşmesi,yani ulus yapımıza ve insana daha yakışır hale getirilmesi,yani milletin yararına çalışır hale getirilmesi işi var,umarım bu da olacak,böylece sorunlarımızın çoğu bitmiş olacak. Bir sağlık ünitesinden her hangi bir vatandaş nasıl yararlanır? Varsa bir sağlık,sosyal güvenlik sistemi sayesinde yoksa parasıyla. Vatandaşımızın % bilmem kaçının ne kadar para kazandığı ile ilgili hemen her gün açıklamalar ve istatistikler yayınlanıyor,bir çoğumuz da mevcut gelir dağılımının durumunu biliyoruz. Sağlık hizmetlerinin doğrudan satın alınmasının ise ne kadar pahalı olduğu ortada,bir çoğumuzun gelir seviyesi doğrudan hizmet satın alınmasına izin vermiyor. Bu durumda eş-dost yardımıyla ya da yasal veya değil çeşitli sağlık-sosyal güvenlik kurumları aracılığıyla sağlık hizmeti almaya çalışıyoruz. Sağlık ve sosyal güvenlik sistemlerinin ismini daha önce kısaca belirtmiştik : Kamuya ait olanlar ve özel teşebbüse ait olanlar ile kamu veya yarı kamu niteliğinde olup da özel kanunlarla kurulup yönetilenler. Kamu kuruluşlarının çalışma ortamı malumunuz,içler acısı. Uzaklık,kapasite yetersizliği,teknoloji ve donanım eksikliği,elemanların sayı ve nitelik eksikliği ve bunların sonucunda kuyruklar,tartışmalar vs yaşanır , magazin basınının elinde güya haber olur. Her zaman olduğu gibi sorunun asıl kaynağını bırakıp en uç noktadaki ürünlerle ilgileniyoruz. Sağlıkta ulaşılabilirliği engelleyen en önemli unsur,hantal ve milleti değil sadece devlet mekanizmalarını korumaya yönelik olan bazı mevzuat hükümleridir.. Örneğin hiçbir SSK’lı hasta,çok acil durumlar haricinde Devlet hastanesinden hizmet alamaz. SSK’lı olmayan da SSK hastanesine gidemez Oysa ki vatandaş olarak , çok sayıda,çeşitli isimleri olan ve büyüklükleri değişik olan “Devlet’e ait giysinin değişik ceplerine” çeşitli miktarlarda vergiler veriyoruz. Bu cepler arasında uyum sağlanamıyorsa,toplanan vergilerin hesaplanma ve toplanma yöntemi farklı ise , ceplerin sahibi para toplama ve harcama işini kendisi istediği gibi yapabiliyorsa,bu durumda vatandaş değil Devlet mekanizmaları yapılan veya yapılmayan her şeyden sorumludur. Böylece zaten kıt olan kaynaklar,çeşitli kurumların kaprisi yüzünden vatandaşa hizmet olarak sunulamamaktadır. Böylece parasızlığın vatandaşlardan bir adım uzaklaştırdığı sağlık hizmetleri,karışık bürokratik yapı nedeniyle vatandaştan bir adım daha uzaklaşmaktadır. Sağlık hizmetlerinde ulaşılabilirliği engelleyen bir diğer önemli faktör, sağlık kuruluşlarının yapıldığı ve çalıştığı yerlerin nüfus yoğunluğu,ulaşım,halkın gelir seviyesi ve çalışma saati , bölgenin muhtemel hastalık haritası gibi özelliklerine uygun olarak planlanmaması ve yapılmamasıdır. Örneğin Çatalca’da Verem Savaş Dispanseri var fakat Esenyurt’ta yok. Oysa Esenyurt’ta tüberküloz riski çok daha yüksektir. Çalışan veya çalışmayan birinin verem taraması,tedavisi için Esenyurt’tan Çatalca’ya gitmesi çok zordur. Bakırköy Devlet Hastanesi,yoksul nüfusun yoğun olduğu ve çok kalabalık olan Bağcılar,Güngören,Esenler bölgesinde olmadığı için halk sıkıntı yaşamaktadır. Bakırköy Devlet Hastanesi’nde ise bir uzman doktor enflasyonu yaşanmaktadır. Bu yetmezmiş gibi bir de burası eğitim hastanesi haline gelecek yani asistan yetiştirecektir. Yetersiz eğitim altyapısı ile doktorlara uzmanlık vererek cüretkarlık gösterilecek,uzmanlar eğitimde diye hizmet için ayrılan zaman ve doktor sayısı azaltılacaktır. İlçemizdeki Beylikdüzü bölgesinde binlerce konut,bunlar için yol ve çevre düzenlemesi (!) yapılırken , bir akıllı da bu kadar insan hastalanırsa ne olur diye düşünmediği için bir kamu hastanesi yapılmadı. Oysa bu kadar konutun her birinden yarımışar duvar alınıp yan yana konulmuş olsa birkaç hastane biterdi. Ulaşılabilir sağlık hizmeti sunulmaması,hem iş gücü,zaman ve para kaybına neden olmakta hem de vatandaşların ve yönetenlerin ruhsal dünyasında gereksiz gerilimlere neden olmaktadır. Böylece bozuk olan ruh ve beden sağlığımız daha da bozulmaktadır. Mevcut acil tıbbi hizmetler,özellikle de sahada,olay yerinde , hele bir de kaza gibi durumlarda çok yetersiz,çok gecikmiş olarak ve yetersiz uygulanmaktadır. Yani yurdumuzda acil hastalıklarda ulaşılabilir sağlık hizmeti verilemiyor diyebiliriz. Bazı hastanelerin , hatta hepsinin acil servisi çok iyi duruma getirilse bile sahada verilen acil tıbbi hizmetler geliştirilmezse,yollarda bir çok insanımızı kaybetmeye devam ederiz. Ulaşılabilir sağlık hizmetindeki temel ilkeler,hizmet alabilecek insanların ulaşabileceği yerde her bakımdan yeterli sağlık kuruluşunun yapılması veya “tıbbi olarak gerçekten ihtiyacı olanlara” bulunduğu yerde sağlık hizmeti verilmesi ve tüm bu sağlık hizmetlerinin bireyin ekonomik durumu da gözetilerek düzenlenmiş bir sağlık sigorta sisteminin hizmet için aracı kurum olarak tayin edilmesi,yani sağlık hizmetlerinde hasta – çalışan arasındaki doğrudan para ilişkisinin ortadan kaldırılması şeklinde özetlenebilir.


Geri dön/Sayfa başına git/ Ana Sayfa /e-posta